4 Aralık 2011 Pazar

ÇINAR AĞACI

Handan İpekçi’nin yönetmen koltuğunda oturduğu filmde, Adviye Hanım’ın trajedisi, içine biraz da neşe katılarak işlenmiş. Kurgusu, oyuncu performansları, mekan tasarımları oldukça iyi olsa da film genel anlamda beklentilerimi karşılamadı.
Bu tür senaryoların filmlerini izlerken ne yazık ki bir sonraki sahneyi hatta repliği bile az çok tahmin etmek zor olmuyor. Çınar Ağacı’da işte tam böyle bir film olmuş. Sonay’ın filmin sonunda annesini huzur evinden eve getireceğini, defalarca vurgulanan Fransızca biliyor olmasının, terfi almasını sağlayacağını; filmin sonunda Adviye Hanım’ın başına gelecekleri tahmin etmek hiç zor değildi.
Bu filmle ilgili konuşulurken Nurgül Yeşilçay’ın performansını es geçmemek gerekir. Film boyunca “workaholic” kavramının tanımını yeniden yazdıracak bir performans sergilemiş. Film boyunca işine odaklı insanın geceden gündüze nasıl yaşadığını, iş dünyasının stresini izleyicilere aktarmada oldukça başarılıydı.
Ayrıca, mekan seçimleri ve sahne tasarımı konusunda da oldukça iyi bir iş çıkmış ortaya, buna rağmen, son sahnede çınar ağacının yaprakları keşke sararmış olarak kullanılsaydı diye içimden geçirdim. Handan İpekçi filmin sonuna sembolist bir bakış açısı getirmiş olurdu böylece.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder